<bgsound src="assets/sound/ra.mp3" loop="1" />
Rüzgâr aldım sallanıyorum, ah yine efkârlanıyorum...
Bana baktığında ne gördüğünü merak ediyorum. Benim aynada gördüklerimden çok farklı olduğu kesin. Belki biraz daha çocuksu bir yüz, üzerine sinmiş bir masumiyet sadece gözüne takılan. Belki de tam aksine, içindeki çirkinlikleri örtmeye çalışan timsah gülüşler ve niyeti muamma bir insan. Hangisi bana benziyor yada ben kafandaki hangi görüntüye benziyorum bilmiyorum. Neyse bu kişisel bi’ soru(n). Yalnız kalınca aklıma gelen türden...

Kocaman sevgiler sığdırdım güzel yüreğime. Rabbimi sevdim, hayatı sevdim, doğayı sevdim, insanları sevdim... Ne kadar çok paylaştıysam bu muhteşem duyguyu, o kadar çok geri yansıttı dağıttıklarım. Tüm güzelliklerin sevmekle başlayacağına her zaman inandım.

Her biri hayatıma bambaşka güzellikler, tecrübeler katan pek çok eşim dostum oldu. Görmesem de hissettiğim varlıklarıyla, duymasam da içim de yankılanan sesleriyle hepsi ayrı kıymetlidir. Dargınlıklarla uzaklaştıklarım da oldu muhakkak ama tüm kırgınlıklarımı azat ettim çoktan. Öğrendim ki sancılarla yaşayarak yorulmaktansa affederek ruhu özgür bırakmaktır kişiyi huzurlu kılan.

Aşklar yaşadım en pembesinden. Birbirinden kıymetlidirler, hala da öyleler. En az, en çok mukayesesi olmadan, birbirinden içten hisler... Ama içlerinden biri var ki... Uzatmayalım, derin mevzular bunlar. smile

Üzüntülerim de oldu elbette, beni kendime küstüren, kimi zaman depremler yaratan benliğimde. Sahip olduklarımın kıymetini öğreten gönül kırıklıklarım... Beni büyüten sancılarım... Sabretmeyi öğreten uykusuz gecelerim... Bilir misiniz sabır arı gibidir, önce sokar ama sonra balını verir. Sabrettim ve hür bıraktım benliğimi tüm acılardan. Öldürmedilerse daha da güçlendirdiler demektir.

Kangren hislerin, düşüncelerin, inançların, anıların hepsini salıverdim geride bıraktığım şehrin dağlarından. Sadece iyilkleri, güzellikleri taşıdım valizimde bugünlerime. Şimdilerdeyse hayatın tam da ortasında, keyifle izliyoum küllerimden yeniden doğuşumu...